Gündem

İnce: “Emekli 2500 lira maaş alıyorsa aç demektir”

Muharrem İnce, “Dün açıklama yapıyor, diyor ki nerede aç var? Aç yok diyor. Asgari ücret 4 bin 250 lirayken emekli 2 bin 500 alıyorsa aç demektir; aç!” dedi.

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, partisinin Beylikdüzü İlçe Başkanlığı’nın açılışı için İstanbul’a gitti. Beylikdüzü İlçe Başkanlığı’nın açılışında konuşma yapan İnce, iktidara yüklenmeye devam etti. İnce, şunları dile getirdi.

“Bugün 29 Mayıs yani İstanbul’un fethinin yıl dönümü, Fatih Sultan Mehmet gemileri karadan yürüterek yeni bir yol bulmuştu. Olmayan bir yol. Aynı gün bugün, 1453’den sonra 2022’de var olan bir yolu yıkıyorlar Atatürk Havalimanı’nda. Ecdadımız yol buluyor, bunlar yol yıkıyor. Ecdadımız geçmişte gemileri karatan yürütüyor, bunlar gemileri yürütüyor. Aradaki fark bu!

EMEKLİ 2500 LİRA MAAŞ ALIYORSA AÇ DEMEKTİR

Geçen yıldan bu yana dünyada petrol yüzde 65 artmış. Ama Türkiye’de benzin, mazot yüzde 300 artmış. Neden? Çünkü beceriksiz bir yönetim var. Yüzde 65 artmış olsaydı dünyayla aynı düzeyde bir sorun yok. Ama dünyada 65 artarken sende 300 artıyorsa sen beceriksizsin demektir. Dün açıklama yapıyor, diyor ki nerede aç var? Aç yok diyor. Asgari ücret 4 bin 250 lirayken emekli 2 bin 500 alıyorsa aç demektir; aç! 

RESMEN SOYUYOR

Biz bu ülkenin yurttaşları, devlet güvenliğimizi sağlasın diye vergi veriyoruz. Ama vergi verdiğimiz yetmiyor güvenlikli sitelerde oturuyoruz. Biz bu ülkede devlet bizim sağlığımızla ilgilensin diye vergi veriyoruz ama tamamlayıcı sağlık sigortasına katılım payında yüzde 65 artış olmuş. Biz devlet çocuklarımızı okutsun diye vergi veriyoruz ama sonra özel okullara bir daha para veriyoruz. Nasıl oluyor bu diye sormayacak mıyız? Biz bu devlete vergi veriyoruz. Devlet bize yol, köprü yapsın diye. Ama sonra köprüden, yoldan geçerken bizden tekrar para alıyor. Resmen soyuyor. 

DEMİREL’İN ÖZAL’IN YAPTIRDIĞI KÖPRÜ DAHA UCUZ ERDOĞAN’IN Kİ NİYE PAHALI? 

Avrupa’yı Asya’ya bağlayan 3 tane köprü var. Birini Demirel yaptı, birini Özal yaptı, birini Erdoğan yaptı. Demirel’in, Özal’ın yaptırdığından geçerken 1 lira veriyorsan Erdoğan’ın yaptırdığına 10 lira ödüyorsun. Sormayacak mıyız kardeşim! Demirel’in, Özal’ın köprüsü daha ucuz da senin ki niye pahalı? Ramazan, Kurban Bayramı’nda Demirel’in, Özal’ın yaptığı köprüden bedava, Erdoğan’ın yaptığı köprüden geçersen bedava değil; burada bir bit yeniği var. Burada bir yanlışlık var. İlk seçimde bu yanlışlığı hep beraber düzelteceğiz. 

SAVAŞAN ÜLKEDEN BUĞDAY ALMAK MARİFET OLDU

Buğdayın anavatanı Türkiye, ama Türkiye savaşan Ukrayna’dan, Rusya’dan buğday alıyor. Bunu da marifetmiş gibi gösteriyorlar. Büyük devlet adamı Recep Tayyip Erdoğan savaştaki ülkeden buğday almış. Marifete bak marifete! Anavatanı Türkiye buğdayın. Dünyada bir ürünün anavatanında olup ona muhtaç olan başka hangi ülke var acaba. 23 milyon ton buğday tüketiyoruz. 17,6 milyon ton üretiyoruz. Dışardan almazsak ekmek 10 lira olacak. Makarna yapıp satıyoruz. 26 tane makarna fabrikamız var. Makarna yaptığımız buğdayı da dışardan alıyoruz. Yazık günah değil mi bu millete? 

HİNDİSTAN’DAN GELEN BUĞDAYDA HASTALIK ÇIKMIŞ GEMİYİ GERİ GÖNDERMİŞLER

Çin stok yapıyor, dünyada kuraklık var, Hindistan ihracatı yasakladı diye bir açıklama yaptı diye Tarım Bakanı açıklama yaptı. Biz Hindistan’dan buğday almıyoruz dedi. Bugün ki son açıklamayı duydunuz mu? Hindistan’dan gelen buğdaylarda hastalık çıkmış gemiyi geri göndermişler. Almışlar aslında da hastalık çıkınca geri göndermişler.

YAKINDA PEYNİR FİYATLARI DA KOPACAK

Yaz geldi. Fakir fukaranın en önemli yemeği nedir? Karpuz, peynir, ekmek. Ekmekte problem var. Yakında 10 lira. Karpuz dilimle, Adana’da gördüm. Peynirde de bir ay sonra göreceksiniz ne olacağını. Hep anlattım bakın bu süt ve süt ürünlerinde kopacak ortalık. Çünkü son 4 ayda 1 milyon 800 bin süt ineğini kestiler. Niye kestiler? Yem pahalı çünkü. Süt inekleri kesilince süt yok. Bu mevsimde peynir yapma mevsimi, peynir yapılamıyor. Yakında peynir fiyatları da kopacak demektir. 

EKMEĞİ PEYNİRİ ÇAYI YÖNETEMEYEN TÜRKİYE’Yİ YÖNETEMEZ

Ekmeği, peyniri, çayı yönetemeyen Türkiye’yi yönetemez. 85 milyon çay içer ama ÇAYKUR zarar ediyor. Neden? Bir dükkan düşünün herkes oradan alışveriş yapıyor ama o dükkan zarar ediyor. Ne demektir bu ya beceriksizsin ya da hırsızsın bu kadar basit. 

ÇİFTÇİ EKMESİN FAKİRLİĞİ YÖNETELİM

Adana’da buğday hasatı başlamış. Geçen sene 17 Mayıs’ta taban fiyat açıklanmış, bu sene 29 Mayıs taban fiyat hala belli değil. Bu çiftçiye “ekme” demektir. Çiftçiye ekme, dışardan ithal edelim, millet fakir olsun, muhtaç olsun o fakirliği yönetelim demektir. Bunun özeti budur.

AKIL ADALET AHLAK

Bunu nasıl çözeceğiz. 3A ile çözeceğiz. Önce akıl, bilim! Adam bir tek domates fidesinden 17 bin domates üretiyor. Bilgisayarları kullanarak tarımda teknolojide harikalar yaratıyor. Biz de bunu yapabiliriz. Aklı ve bilimi kullanarak. Adalet! Adalet olmazsa hiçbir şey olmaz. Bağımsız mahkemeler olacak önce. Ve Türkiye’nin ahlaka da ihtiyacı var. Millet kuru ekmek kuyruğundayken sen 5 yerden maaş alamazsın. Ahlaklı olacaksın önce ahlaklı. 

NE HAPSE ATARIM NE DE ÇIKARIRIM DEMEK DOĞRUDUR

Dün Kemal Kılıçdaroğlu açıklama yapıyor. Diyor ki Kavala’nın ve Demirtaş’ın serbest bırakılmasını istiyorsan bizle beraber olacaksın diyor. Erdoğan’dan ne farkın var senin? Erdoğan da şöyle diyor. Bunlar serbest kalamaz hapse atılmalı. Sen de çıkaracağım diyorsun. Ne hapse atacağım demek doğrudur. Ne de bunları çıkaracağım demek doğrudur. Biz bağımsız mahkemeler kuracağız onlar karar verecek. Yoksa her iktidara gelen başka birini hapse atar, hapisten çıkarır. Siyaset kurumunun kimseyi hapse atma hakkı da yoktur. Ben onları hapisten çıkaracağım deme hakkı da yoktur. Bizim siyaset kurumu olarak yapmamız gereken iş bağımsız bir yargı düzeni oluşturmaktır. Bağımsız yargı karar verir. Yani akıl, bilim, adalet, ahlak neyi gerektiriyorsa onu yapacağız biz. Kimseye kinlenip hapse arttırmak gibi ya da istediğimizi hapisten çıkarmak gibi bir derdimiz yok. Adil bir yargılama düzeni kuracağız. Bunun peşinde koşacağız biz. 

BARIŞACAĞIZ BÜYÜYECEK BÖLÜŞECEĞİZ

Bir diğer projemiz 3B. Önce bu toplumu barıştıracağız, sonra ekonomik olarak büyüyeceğiz. Akılla, bilimle, üretimle, teknolojiyle. Sonra da adil bir şekilde bölüştüreceğiz. 

BU BANKA DÜZENİNE YUH ÇEKİN

Fakat B deyince bir şey var bunu hatırlatmam lazım. Hani kiralar pahalı, doğalgaz faturası yüksek, mazot pahalı ya neden biliyor musunuz? Bu Erdoğan sizin cebinizdeki paraları aldı. Bankalara verdi. Faizleri Merkez Bankası’nda 19’dan 14’e düşürdü. Siz 14 ile kredi alabildiniz mi? Kaç ile aldınız, 24 ile. Kime 14’le kredi verdi bankalara. Bankalar da 24 ile size verdi. Yani bankalar 1 yılda yüzde 300 büyüdü. O sizin alamadığınız et, ödeyemediğiniz faturalar hepsi bankalarda. Bu banka düzenine yuh çekin. O bankalarda milletin parası var. O bankalardan o parayı milletin cebine geri alacağız. Hep birlikte yapacağız. 

BİZ GÖNDERECEĞİZ KİMSE KUSURA BAKMASIN

Mülteciler sığınmacılar ne olacak tartışması var. Önce açık kapı politikası uyguladılar. Gelen geçti. Sınırlar delik deşik. Ama nerede delik deşik doğuda. Batıda çıkış yasak. Ensar- muhacir dediler, sanayimizi ayakta tutuyor dediler. Şimdi de göndermeyeceğiz diyorlar. Valla biz göndereceğiz kimse kusura bakmasın. 

TÜRKİYENİN MİLLİ ÇIKARLARINDAN DEVLETİN YANINDAYIZ

Bir başka konu var. Türkiye’nin milli çıkarlarında devleti kim yönetirse yönetsin yanında olacağız. Libya’da yanında olacağız, Azerbaycan’da, Mavi Vatan’da, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği konusunda yanında olacağız. Ama doğalgazın pazarlığını, PKK’yı yok etmenin pazarlığını yapıyorlarsa yanındayız. Fakat seçim için para pazarlığı yapıyorlarsa yanlarında değiliz. 

TÜRKİYE 1970’Lİ YILLARDA BİLE VATANDAŞLIK SATMADI

Türkiye 1970’li yıllarda zor zamanlar yaşadı. O günlerde bile vatandaşlık satmadı. Bugün Türkiye vatandaşlık satıyor. 250 bin dolar, kelepir, sudan ucuz. Yönetmeliği bile erteliyorlar, geç çıkarıyorlar. 250 bin dolar. 3 çocuk var karı koca, 5 kişi. Adam başı 50 bin dolar. Sudan ucuz! Git bakalım Portekiz’den vatandaşlık al! Bir 5 yıl oturma izni veririm. İki, 5 yılda Portekizceyi öğreneceksin. Üç, Lizbon’dan oturamazsın. Tek tek şartları var. Çok karşılaşıyoruz bu günlerde. Pasaportunu veriyor, Türk pasaportu. Türkçe bilmiyor. Bu düzeni yıkacağız hep birlikte. 

ÇÖZÜM MEMLEKET PARTİSİ

Türkiye’nin önünde büyük problemler var. İlaç, gıda, deprem, sığınmacı, su problemi var. Bunu çözmenin yolu kendine güvenen bir parti, belediye yardımı olmadan, büyükelçiliklerin koridorlarında kurulmayan tamamen gönüllülerin katkısıyla bir yıl içinde Türkiye’de örgütlenip, kurultayını yapıp seçime katılma hakkını kazanmış Memleket Partisi var.”

Hibya Haber Ajansı

Berkan Yıldırım

1992 doğumlu. Eskişehir Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü 3. sınıf öğrencisi. 2 yıldır çeşitli dergilerde editörlük görevi yapmaktadır. En büyük hayali ulusal bir gazetede editörlük görevine devam etmek.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu