KGK, Moldova / Gagavuzya medya buluşmaları 2025’te

GAGAVUZYA (İGFA) - Moldova ve Gagavuzya’ya giden KGK Genel Başkanı Mehmet Ali Dim ve Genel Başkan Vekili İsmail Bayazıt tarafından medya işbirliği ve çalıştayı için ilk adım atıldı.
KGK heyeti, Moldova’ya bağlı özerk cumhuriyet Gagavuzya’nın başkenti Komrat’ta Devlet Başkanı Evghenia Gutul'la da görüştüler. Dim, aynı zamanda Gagavuzya'nın tek televizyonu olan GRT TV'nin Gün Gündem canlı yayınına konuk oldu.


Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) Genel Başkanı Mehmet Ali Dim, KGK Genel Başkan Vekili İsmail Bayazıt ile birlikte Moldova’nın başkenti Kişinev’de kültür ve sanat temalı Moldexpo'ya katılarak Gagavuzya standını ziyaret ettiler. Standta Başkan Gutul ile de bir araya gelen KGK heyetine başkan Gutul tarafından yöresel kıyafetler hediye edildi ve geleneksel Türk lezzetleri ikram edildi. Standı ziyaret eden Türkiye’nin Kişinev Büyükelçisi Mustafa Uygar Sertel ile de görüşem Dim ve Bayazıt’ın Moldova ve Gagavuzya izlenimleri şöyle:

'ORADA BİR TÜRK CUMHURİYETİ VAR'
Geçen hafta 3 gün boyunca Moldova ve Moldova'ya bağlı özerk cumhuriyet olan Gagavuzya Cumhuriyeti'ndeydik. Siyaseten ve kültürel olarak, ayrıca Türkiye ile ilişkilerini inceleme fırsatımız oldu. Çok değerli dostluklar edindik. Gagavuzya'nın genç ve aktif kadın Cumhurbaşkanı Evghenia Gutul ile görüşme fırsatımız oldu. Bunun yanı sıra Meclis Başkanı Dimitri Constantinov ile de tanıştık. Yine çok değerli diğer Gagavuz yetkililerle de bir araya geldik. Şunu gördük ki orada bir Türk Cumhuriyeti var. Gelenekleri, görenekleri, yemekleri, kültürleri ve dilleriyle bize çok yakınlar. Tercümansız Türkçe anlaşabildik.
Moldexpo kültür ve turizm fuarına katıldık. Moldova'nın yakın coğrafyasına yakın ülkeler fuardaydı. En dikkat çekici stant Gagavuzya'ya aitti. "Türkiye neden yok?" diye düşündük çünkü Bulgaristan ve Romanya hatta Kırgızistan gibi birçok ülke vardı. Fuarın akabinde Gagavuzya'nın başkenti Komrat'a geçtik. Orada akşama kadar kaldık. O kısa süre içerisinde, Komrat'ta adeta kendimizi gördük. Türk geleneklerini gördük. Dilimiz aynıydı, bütün geleneklerimiz aynıydı. Mesela Atatürk'ün anıtı vardı. Onun adına yapılmış birçok eser vardı. Merhum Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel'in de bir anıtı vardı. Komrat'ın anlamı siyah at demekmiş. Zaten sembolleri üzerinde de siyah at vardı.



'TOPLUM İKİYE BÖLÜNMÜŞ'
Moldova'dan bahsetmemiz gerekirse 3.5 milyon nüfusu ile küçük bir ülke. Karadeniz'e yakın bölümünde de Gagavuzya Özerk Cumhuriyeti bulunuyor. Özerk cumhuriyete giriş çıkışta bir sıkıntı yaşamıyorsunuz. Sınır yok. Fakat son zamanlarda Ukrayna-Rusya Savaşı'nın ardından toplum ikiye bölünmüş durumda. Bir kısmı Ukrayna'yı tutuyor bir kısmı Rusya'yı tutuyor. Zaten Moldova'da da iki dil konuşuluyor; yarısı Ruşça konuşurken diğer yarısı Romence konuşuyor. Bunlar arasında da ciddi bir çatışma var. Romence konuşanlar Avrupa ve Amerika'ya yakınken Rusça konuşanlar Rusya'ya daha yakın. Gagavuzya da dış ilişkilerinde Rusça tercih ediyor fakat halk Türkçe'ye yakın bir dil olan kendi dillerini konuşuyor.


TİKA ÇOK AKTİF
Türkiye'nin bu bölgeye inanılmaz bir biçimde yatırımları var. Özellikle Komrat'ta gördüklerimiz son derece gurur vericiydi. TİKA tarafından inşa edilen Recep Tayyip Erdoğan Eğitim Külliyesi mükemmel bir tesis. Tamamen teknik eleman yetiştirecek olan bir eğitim kurumu. Yine Komrat’ta 5 bin kişilik bir stadyum ve 200 kişilik kapalı spor salonu yine Türkiye tarafından yani TİKA tarafından yapılmış.

MEDYA BULUŞMALARI 2025’TE

Gagavuzya KGK Temsilcisi Gazeteci Dimitri Kalak ile bir araya geldik. İki ülke gazetecilerinin karşılıklı ziyaretlerini 2025 yılında gerçekleştirme konusunda prensip olarak anlaştık. Nitekim, Başkan Gutul’un şu sözleri önemli:
“Ben buradan bizim ağabeylerimize çok teşekkür ediyorum. Türkler birçok zamanda bizim yanımızdaydı. Gagavuzları hiçbir zaman unutmuyorlar ve yalnız bırakmıyorlar. Biz Oğuz Türkleri’nin bir parçasıyız. Gagavuzya olarak çok teşekkür ederiz. Biz çok mutluyuz. Biz bir aileyiz. İnşallah her şey daha iyi olacak ve daha ileri gideceğiz. Biz bütün Türk gazetecileri ve Türk iş insanlarını Gagavuzya'ya bekliyoruz.”

DİM, CANLI YAYINA KATILDI
Mehmet Ali Dim temaslarının ardından Gagavuzya'nın tek televizyonu olan GRT TV Gün Gündem Programı'na konuk oldu ve Gazeteci Polina Barbova'nın sorularını yanıtladı:


- İlk defa mı Gagavuzya'ya geliyorsunuz? Burayı nasıl buldunuz?
İlk defa Moldova ve Gagavuzya'ya geldim. Benden daha önce Küresel Gazeteciler Konseyi Başkan Vekili Sayın İsmail Bayazıt burada bulundu. Devlet başkanı Bayan Gutul'un da yakın dostudur kendisi. Bayan Gutul bizi çok güzel karşıladı. Gördüm ki tüm kültürümüz aynı. Her şeyiyle Türk kokan bir şehirdeyiz.

- Türkiye halkı Gagavuzlar ile ilgili ne düşünüyor?
Gagavuz halkı Türkiye'de biliniyor ama tüm halkın bildiği bir kavram değil. Bizim medyamızda burası ile ilgili çok ciddi haberler yapılmıyor. Biz İsmail Bayazıt Bey ile de konuştuk. Mesela Türkiye'den buraya bir gazeteci grubu getirebiliriz. Sizden de Türkiye'ye götürebiliriz. Fakat Türkiye Türkçe'sini baz alırsak Azerbaycan ve Gagavuzya en iyi Türkçe konuşan milletler. Herkesle çok rahat konuşup anlaştık.

- Burada ne gibi projeleriniz var?
Biz buraya tamamen fuar vesilesiyle geldik. Hem Gagavuzya standını ziyaret edelim hem de Türkiye neler yapıyor onu da bir görelim istedik. Türkiye dünyada birçok topluma yardım eden bir ülke hatta sıralamada dünyada üçüncü sırada. Gördük ki Türkiye'ye yakışan çok büyük hizmetler var. Mesela Recep Tayyip Erdoğan Eğitim tesisi ve spor tesisleri çok büyük ve güzel bir külliye olmuş. Bunlar çok değerli yatırımlar. Sizden öğrendiğim kadarıyla da buradaki bütün cihazlar da TRT tarafından hibe edilmiş. Bu da Türkiye'nin izini gösteriyor.

- Buradaki gazeteciler zor durumda, onlara ne önerirsiniz?Gaga
Dünya'da son 10 yılda gazetecilik mesleğinde baskının her açıdan arttığı bir süreci yaşıyoruz. Tüm dünyada bu böyle. Özgürüz diyen ülkelerde bile medyanın ciddi manada baskı altında olduğunu görüyoruz. Sosyal medya dediğimiz uygulamalar zaten geleneksel medyayı ciddi manada kuşatmış durumda. Bu durumu daha da perçinliyor. Devletleri yönetenler tarafından da fırsat biliniyor. Medyayı bekleyen en büyük tehlike de sosyal medya. Geleneksel medyanın ilerleyen süreçte daha da ilerleyeceğini düşünüyorum çünkü bazı sosyal medya uygulamaları engelleniyor. Faydasından çok zararı olduğu görülüyor. Geleneksel medyada insanlar doğru bilgiyi alıyor. Sosyal medya kendi işlevine dönmezse 10 yıl içinde geleneksel medyanın yok olacağını düşünüyorum.

- Gazetecilere bir nasihat verir misiniz?
Sosyal medyanın daha doğru kullanılması noktasında halkımızı uyarmamız gerekiyor. Geleneksel medyaya bakarak rotalarını çizmeleri gerektiğini anlatmamız gerekiyor. Yapılan paylaşımları herkes doğru kabul ediyor. Onun yanlış olduğunu herkesin geleneksel medyaya bakarak anlaması gerekiyor. Gerçek kaynak geleneksel medyadır.

- Türkiye, Moldova ve Gagavuzya ilişkileri nasıl?
Moldova ile turizm ilişkilerimiz çok iyi. Moldova'nın Rusya-Ukrayna Savaşı'ndaki bakış açısı da Türkiye'ye benziyor. Dengede duran bir politikası var. Ancak önümüzdeki süreçte isteriz ki Gagavuzya ve Moldova ilişkileri daha sıcak hale gelsin. Türkiye bu konuda insiyatif üstlenebilir. Tabii Moldova'nın hedefleri var. Avrupa Birliği'ne girmek istiyor. Gagavuzya için de bağımsızlık çok önemli. Umuyoruz ki ilerleyen süreçte ilişkiler gelişir.